Ritalin-Metil Fenidat Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Ritalin (metilfenidat) merkezi sinir sistemini uyaran bir ilaçtır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda, beyin kimyasallarını etkileyerek, dürtü denetimini kolaylaştırır, aşırı hareketliliği azaltır ve dikkati artırır. Yoğun ve karşı konulamaz uyku nöbetleri ile seyreden narkolepsi hastalığının tedavisinde de Ritalin (metilfenidat) kullanılır.

Ritalin (metilfenidat) alerjiniz varsa, glokom, hipertiroidi, tiroid, şiddetli yüksek tansiyon, tikler veya Tourette sendromu, anjina, kalp yetmezliği, kalp ritim bozukluğu, yakın zamanda kalp krizi, fruktoz intoleransı, glukoz-galaktoz malabsorpsiyon veya sukroz-izomaltaz eksikliği, ya da şiddetli anksiyete, gerginlik, ajitasyon hali varsa Ritalin (metilfenidat) kullanımı sakıncalı olabilir. Eğer bu durumlardan herhangi birine sahipseniz, doktorunuzun Ritalin (metilfenidat) için size özel doz ayarlaması yapması yapacaktır. Küçük dozlarla başlayıp kanda ilaç düzeyini ölçerek nihai dozu ayarlaması gerekebilir.

Yazının devamı…

Şizofreni

Şizofreni psikiyatrinin en ağır hastalığı olarak kabul edilir. Kişinin kendine özgü, tuhaf düşünce, inanış ve davranışlarla gerçeklikten kopuk bir biçimde adeta bir tür hayal dünyasında yaşamak durumunda kaldığı bir hastalıktır.

Ne zaman ortaya çıkar?

Psikiyatrinin en ağır hastalığı olan şizofreni genellikle geç ergenlik ve erken erişkinlik yaşlarında ortaya çıkar. Erişkinlik sonrası risk azalsa da ileri yaşlarda da görülebilir.

Yazının devamı…

Sosyal Fobi

Sosyal fobi veya sosyal anksiyete bozukluğu insanın toplum içindeyken dikkatlerin üzerinde olduğuna, yargılanacağına, küçük düşüp rezil olacağına ilişkin şiddetli endişe, korku yaşaması durumudur. Bu endişe ve korku o kadar yoğundur ki insan sosyal ortamlara girmekten kaçınır. Bu sebeple eğitimi, işi ve sosyal hayatı olumsuz bir biçimde etkilenmeye başlar. Birçok sosyal fobik yaşadığı sosyal anksiyete ile zor da olsa başa çıkar ancak bazıları sonunda işten, okuldan bile ayrılma noktasına gelirler.

Yazının devamı…

Panik Bozukluk

Ani bunaltı, kısa süreli (ortalama 10 dakika olmak üzere birkaç dakikadan en fazla genellikle bir saate kadar ) korku nöbetleri ve bu nöbetleri takiben ortaya çıkan antisipatuvar anksiyete (nöbetin tekrar edeceğine dair endişeli beklenti hali) ile karakterize bir bozukluktur. Hastalar temel üç tip korkudan bahsederler. Kalp krizi veya felç geçirme gibi ciddi bir durumla ilgili ölüm korkusu, bir yerlerde düşüp kalacağı korkusu, kontrol kaybı korkusu-çıldırma korkusu.

Yazının devamı…

Şizofrenide Okul Kaydı Dondurma

Şizofreni tanısı olan hastaların anne babalarının sık olarak sorduğu soru, eğitim hakkını kaybedip kaybetmeyecekleri ve askerlikle ilgili durumlarının ne olacağıdır. Lise ya da üniversitede kayıtlı çocuğun ya da gencin, okuluna ya da tedavi gördüğü kuruma başvurabilirsiniz. Okula başvurmanız halinde, okul, tedavi hizmeti veren kuruma resmi bir yazı yazarak hastanın durumunu soracaktır.

Yazının devamı…

Şizofrenide Vasi Tayini

Kendi yaşamını, resmi işlerini ve mal varlığını idare edemeyen hastaların vesayet altına alınması uygun olacaktır. Türk Medeni Kanunu’na göre bir kişinin ‘akıl hastalığı’ sebebiyle işlerini göremez halde olması ya da daima başkalarının yardım ve bakımına muhtaç olması ya da başkalarının emniyetini tehdit eder olması halinde kendisine bir vasi atanır.

Yazının devamı…

Şizofreni’de Askerlik İçin Süreç Nedir?

Hasta veya hastanın ailesi  tedavi görülen kurumdan veya özel psikiyatristten alacağı epikriz (rahatsızlığın belirtileri ve tedavisine ilişkin detaylı bilgi içeren rapor) ile askerlik şubesine başvurmalıdır. Şube hastayı askeri hastanesine sevkedecektir. Askeri hastanede bir psikiyatrist tarafından görülecek sonrasında büyük ihtimalle sağlık kurulunda görülmesine karar verilecektir.

Yazının devamı…

İçe Kapanma Şizofreni’nin Bir Belirtisi Olabilir mi?

Genç yaşlarda özellikle ergenlik ve genç erişkinlik döneminde çevreden uzaklaşma, arkadaş ilişkilerinde azalmayla birlikte dış dünyaya ilginin azalması şizofreni gelişme olasılığı açısından ciddiye alınmalıdır. Şizofrenik içe kapanmada dikkati çeken şey dünyaya ilgi azalışına ve içe kapanmaya depresyonda olduğu gibi, çökkün, keyifsiz, moralsiz bir duygudurumun genellikle eşlik etmemesidir.

Yazının devamı…