Yaygın Anksiyete Bozukluğu

anksiyete bozukluğu

Süregen ve dirençli anksiyete ve kaygı, yaygın anksiyete bozukluğunun en temel özelliğidir. Bu bozuklukta kas gerginliği ya da özellikle kollarda ve bacaklarda daha çok hissedilen ve vucuda yayılan huzursuzluk, rahat bulamama hali çok belirgindir. Bu kas gerginliği, vucutta titreklik, huzursuzluk şeklinde yaşanabileceği gibi baş boyun kaslarının aşırı kasılmasına bağlı gerilim tipi baş ağrısı olarak da karşımıza çıkabilir.

Yaşanan anksiyete ve kaygı düzeyi hissedilir biçimde yüksektir ve insanı işte, okulda, evde, toplumsal yaşamda etkisi altına alır. Hayatın her anınada ve alanında hissedilen motor gerginlik ve huzursuzluk gibi belirtilerle birlikte anksiyete ve kaygı halinin en az altı ay sürmesi halinde bu tanı konur. Bu durumu yaşayan insanlar herşeye bulaşan kaygı ve endişelerini kontrol edemediklerini, engelleyemediklerini ifade ederler.

Ani yorgunluk hissi, kötü bir şey olacağı veya duyacağı endişesi, konsantre olamama, tahammülsüzlük/sinirlilik, kas gerginliği ve huzursuzluğu, uyku bozuklukları bu bozukluğun diğer belirtileridir. Bu altı belirtiden en az üçünün varlığı tanı için yeterlidir. Anksiyete ve kaygının fizik belirtilerle birlikte insanın işlevselliğini etkilemesi tanısal değerlendirmede önemlidir. Muayene sırasında bu belirtilerin başka bedensel bir soruna bağlı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Hipertiroidi, feokromasitoma gibi bedensel hastalıklar , kullanılan bazı ilaçlar yaygın anksiyete bozukluğunu tetikleyebilir veya benzeri tablolar oluşturabilir.

Bu bozukluğu yaşam boyu yaygınlığı %5 civarındadır. Bu oran insanların hayatlarının bir döneminde yüzde beş olasılıkla bu bozukluğu yaşayacakları anlamına gelir. Geç ergenlik, erken erişkinlik ve yaşlılık dönemlerinde daha sık ortaya çıkar. Oluşumunda genetik zemin önemlidir. Ancak psikolojik, sosyal etmenler de hem gelişimsel olarak hazırlayıcı hem de kesitsel olarak tetikleyici özelliğe sahiptirler. Örneğin endişe ve kaygı aşılayan ve ortaya çıkaran ana/baba tutumları gelişim dönemlerinde hazırlayıcı bir faktör olarak önemli olabilir. Yaşanan ev, iş, sosyal hayat içerisindeki stres yükü de aynı şekilde.

Tedavisinde ilaç tedavileri oldukça etkilidir. İlaç tedavilerinin yaklaşık 6-12 ay sürdürülmesi önerilir. Bu bozuklukta kullanılan ilaçlar anksiyolitik etkinlikleri olduğu bilinen antidepresanlar, buspiron gibi non-benzodiazepin ajanlar, diazepam türevleri etkilidir. Fizik egzersizlerin ve yaşam düzeninde yapılacak değişikliklerin de faydası olduğu bilinmektedir.