Psikoterapinin birçok hastalığın tedavisinde etkili olduğu bilinir. Ancak psikoterapi ile beyinde değişiklik olup olmadığı son yıllarda daha çok dikkat çeken bir araştırma konusudur. Bu araştırmalarda, psikoterapinin sonuçları ve etkileri ile ilgili değişim mekanizmaları incelenir.

Tıp dünyası ilaçların "biyolojik temelli" bozukluklar için,  psikoterapinin ise  "psikolojik temelli" hastalıklar için bir tedavi olduğu düşüncesinden giderek uzaklaşmaktadır. Geçtiğimiz birkaç yılda araştırmalar, psikolojik işlevlerdeki değişimlerin altında, beyinde bazı işlevsel ve yapısal değişimler olduğunu göstermiştir. 

Şimdiye kadar, psikoterapiden sonra beyin değişikliklerini vurgulayan, depresyon, anksiyete bozukluğu, borderline kişilik bozukluğu ile ilgili yaklaşık 20 çalışma yayınlanmıştır. Ilk çalışma 1992 yılında, yaklaşık 20 yıl önce yayımlanmıştır. Bu çalışmada, araştırmacılar davranışçı psikoterapi ile bir antidepresan olan fluoksetinin beyin üzerindeki etkilerini kıyaslamışlardır. Her iki tedavi yöntemi de beynin iç alanlarında, kaudat nükleus adı verilen bölgede benzer  şekilde metabolizma artışı yönünde değişiklikler göstermiştir.

Birçok psikoterapi yöntemi, kişinin sorun çözme kapasitesini artırmak, duygusal dışavurumu düzenlemek için çalışır. Bu fonksiyonlarda rol oynayan beyin bölgeleri dorsolateral prefrontal korteks, ventral anterior singulat korteks, dorsal anterior singulat korteks, medial prefrontal korteks ve ventral ve dorsal alt bölgeler, posterior singulat korteks, prekuneus, insular korteks ve amigdala adı verilen, beynin ön kısımlarında toplanmış alanlar ve duyguyu yöneten bazı özel alanlardır. 

Antidepresan ilaçlar duyguları üreten amygdala adı verilen bölgeyi düzenlerken, psikoterapiler, sorun çözme becerisini artıran prefrontal korteks üzerine daha etkilidir. Panik bozukluk gibi hastalıklarda, beynin duyguları canlandıran iç alanları normalin üzerinde çalışırken, bu duyguların ifadesini ortam koşullarına göre düzenleyen ve anlamlandıran beynin ön alanları daha yavaş çalışır bulunmuştur. Etkili bir tedavi için fazla çalışan iç alanlar susturulmalı, yetersiz çalışan dış fren sistemi ise güçlendirilmelidir. İlaçlar iç alanları baskılar, terapi ön alanları hızlandırır. Bu sebeple en etkili tedavi biçimi ilaç ve terapinin bir arada kullanılmasıdır. Bu konudaki nörobiyolojik çalışmalar ilerledikçe, hangi terapi türünün beynin hangi alanlarını baskıladığı ya da hızlandırdığı daha net anlaşılacaktır. 

 

Kategori: Tedaviler soru

Muayene&Terapi

Psikiyatrist Prof.Dr. Oğuz Berksun
0312 446 45 60

Uzm.Psk. Seda Haran
0312 446 45 60

Harita İçin Tıklayınız

Muayenehaneye Nasıl Ulaşırsınız

1437852
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Tüm Zamanlar
868
2923
868
581613
62148
89445
1437852

Your IP: 94.153.64.35
Server Time: 2014-04-20 12:03:04